Skip to content
Eylül 16, 2007 / hakansezer

İnanamıyorum sen var mısın?
İnanamıyorum bir türlü.
Tuttuğum ellerin mi?
Öptüğüm dudakların mı?
Kim bilir?
Belki de yoksun,
ben bir rüya görüyorum, biraz sonra uyanacağım.
Her şey ansızın silinecek.
Ne saçların kalacak ortalıkta, ne gözlerin.
Yine kahredici yalnızlığıma döneceğim.
Biraz daha yıkılmış,
biraz daha sensiz.

O gün ilk defa seni gördüm.
Düşün sen dünyaya geleli beri kaç yıl geçmiş aradan.
Düşün ne kadar çok özlemişim seni?
Öyleyse hiç gitme ne olur?
Vereceğin her kedere razıyım.
Acıların en büyüğünü sen tattır bana,
zehirlerin en şiddetlisini senin elinden içeyim.
Ama gitme ne olur?

Dudaklarım kurumuştu, içim yanıyordu.
Suya hasret, kurumuş bir ot gibiydim.
Yağmur olup yağdın üstüme, yeşerdim, filizlendim.
Sonra güneş oldun,
hayat verdin bana, koku verdin, renk verdin.
Şimdi bırakıp gidersen bir daha
ve son defa yine kuruyacağım,
dağılıp toz olacağım anlıyor musun?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: